İndirim!

Ketojenik

”MFB”

Günlük 3 ana öğünden oluşur.
Kişinin ihtiyacına bağlı olarak günlük toplam 1100, 1500 veya 1900kCal olarak planlanır.
Glutensiz, laktozsuz ve aynı zamanda Düşük Glisemik Endekslidir.

  • Temizle

, , ,

Açıklama

KETOJENİK DİYET NEDİR?

Ketojenik diyet, klasik beslenme ve diyet anlayış ve alışkanlıklarından farklı olarak beslenmenin karbonhidrat oranını azaltıp yağ oranını arttırmaya yönelik diyetlerdir. Bu diyetlerde yağın arttırılması ile protein miktarı da bir miktar artış göstermektedir.

Ketojenik diyetlerde yağ oranı %70’lere çıkabilmekte ve karbonhidrat oranı %5’lere düşebilmektedir. Alışılagelmiş beslenme düzeninden ketozise geçişte ilk iki haftalık süreçte karbonhidrat tüketiminin azalmasından kaynaklı bir yoksunluk hissi oluşturabilir. Bu durum geçicidir ve metabolizma ketozise adapte olduğunda bilişsel faaliyetlerde artış görülmektedir.

Ketojenik diyetlerde artmış yağ oranı diyete sağlıklı yağ kaynakları eklenerek gerçekleştirilir. Bu diyetlerle bağırsak sağlığının olumlu yönde etkilendiği çalışmalarla gözlemlenmiştir. Karbonhidrat içeren besinlerin diyetten azaltılması ile bağırsak mikrobiyotası olumlu gelişme gösterir. Kanser, epilepsi ve nörolojik hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde belli bir süre ketojenik diyet uygulanarak başarı sağlandığı görülmüştür.

MFB KETOJENİK DİYET PAKETİ

Günlük 3 ana öğünden oluşur.
Kişinin ihtiyacına bağlı olarak günlük toplam 1100, 1500 veya 1900kCal olarak planlanır.
Glutensiz, laktozsuz ve aynı zamanda Düşük Glisemik Endekslidir.

NEDEN AYNI ZAMANDA GLUTENSİZ, LAKTOZSUZ VE DÜŞÜK GI?

Aralarında beyin hastalıklarının da bulunduğu tüm dejeneratif hastalıkların temelinde, özellikle de gluten içeren ya da şeker oranı yüksek karbonhidratların tetiklediği bir olgu yatar: Enflamasyon.

Gluten ve şeker içeren gıdaları diyetimizden çıkardığımızda ve bunların yerine kaliteli proteinler, faydalı yağlar ve yüksek lifli gıdalar koyduğumuzda her yaşta yeni beyin hücreleri üretebilir, beyin sisi, konsantrasyon bozukluğu, Alzheimer gibi hastalıklara karşı vücudumuzu güçlendiririz.
Glisemik endeksi yüksek ve karbonhidrattan zengin bir beslenme alışkanlığı, insülin direncine yakalanmayı kolaylaştırır.
Glisemik endeksi düşük gıdalar ile beslendiğimizde ise kan şekeri yavaş ve daha az yükselir. Böylece gün içindeki kan şekeri seviyesinde ani düşüş veya yükselmeyi yaşamayız, enerji seviyemiz daha yüksek olur ve şeker ihtiyacı hissetmeyiz.

KİMLER UYGULAYABİLİR?

Ketojenik diyetler sağlıklı her insanın uygulayabileceği bir diyettir. Kişinin ihtiyacı olan kalori üzerinden planlanabilir. Adaptasyon süreci başarı ile tamamlandığında ve devam edildiğinde kilo kaybı üzerinde olumlu ve hızlı etkileri olduğu bilinmektedir.

Ketojenik diyetlerin hamileler, emziren anneler, hiperkolestrolomisi ve elektrolit bozukluğu olanlar (özellikle böbrek hastaları )tarafından uygulanması doğru değildir.

Tip 2 Diyabet, İnsülin direnci, Osteoporoz, Pankreatit gibi rahatsızlıkları olan kişilerde ise doktor tavsiyesi ve gerekliyse ilaç, enzim, hormon takviyeleriyle uygulanabilir.

Özellikle Tip 2 Diyabet , insülin direnci ve metabolik sendrom gibi durumlarda kilo kaybının tedavideki olumlu rolü düşünüldüğünde ketojenik diyetlerin fayda sağlayacağı görüşü yaygındır ve bu konuda çalışmalar devam etmektedir.

Tip 1 diyabette kontrol altına alınamayan şeker dengesi ketoasidoz gibi patolojik bir sonuç doğurabilir. Bu nedenle Tip 1 Diyabetli kişiler ketojenik diyet düşünüyor iseler mutlaka doktorlarına danışmalı ve gerekli ilaç hormon tedavileri düzenlenmelidir .

KETOZİS NEDİR ?

Karbonhidrat alımının kısıtlandığı diyetlerde, açlık durumunda, yoğun egzersiz sonrası veya aşırı yağlı beslenme gibi durumlarda ortaya çıkan ve bu sebeplerden kaynaklandığı sürece patalojik olmayan bir durumdur. Karbonhidratların vücuda gereğinden az alınması durumunda karaciğer yağ asitlerini keton cisimleri adı verilen maddeye çevirir. Keton cisimleri kan beyin bariyerini aşabilir bu nedenle beyin tarafından da enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Ketozis sonucu ağızda aseton kokusu oluşur bu durum ketozisin başarıyla gerçekleştiğini gösterir.

KETOJENİK DİYET NEDEN İYİ BİR ALTERNATİFTİR?

Yapılan araştırmalar diyette karbonhidratların ve dolayısıyla tüm işlenmiş şekerli gıdaların diyetten çıkarılması ile ketojenik diyet uygulayan kişilerde insülin duyarlılığının artmakta olduğunu göstermektedir. Ketojenik diyet sırasında metabolizma enerji kaynağı olarak yağları kullandığından kilo kaybı normal diyetlere oranla dafa fazla miktarda ve daha kısa sürede gözlemlenmektedir. Ayrıca Ketojenik diyetler günümüzde epilepsi, nörolojik hastalıklar, polikistikover sendromu, kanserler ve insülin direnci gibi birçok multifaktöriyel hastalığın tedavisi sırasında uygulanmakta ve sonuçlarına yönelik klinik çalışmalar devam etmektedir.

KETOJENİK DİYET UYGULANIRKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR?

Diyet bir anda bırakılmamalıdır. Koruma diyeti ile sürdürülemeyen kilo kayıplarının kısa sürede geri alındığı bilinen bir durumdur. Ketojenik diyetlerde özellikle ilk zamanlarda hızlı bir şekilde gerçekleşmesi beklenen kilo kaybının kalıcı olması için diyet belli bir dönem devam etmeli ve aniden bırakılmamalıdır.
Metabolizma keton cisimlerini enerji olarak kullanmak için fazlaca su harcar bu nedenle sıvı ihtiyacı artar ketojenik diyet süresince kişi en az ihtiyacı kadar su miktarını tüketmelidir. Bu değer kilogram başına ortalama 33 ml olarak hesaplanabilir.
Ketojenik diyetlerde mineral açığı oluşmaması için tuz kısıtlaması önerilmez.

KETOJENİK DİYETLER NEDEN ANİDEN BIRAKILMAMALIDIR?

Ketojenik diyetler sonucu vücut alışkın olmadığı bir tablo olan ketozise girmektedir. Ketozis ise normal şartlarda açlık durumunda karşılaşılan bir tablodur. Vücudumuzda bulunan “Thrifty Genler” açlık ve kıtlık durumuna karşın metabolizmayı korumaya yönelik genlerdir. Bu genler uzun süreli açlık döneminde vücuda alınan enerji kaynaklarını depolayarak metabolizmayı açlığın olası etkilerinden korumaya programlıdır. Bu nedenle ketojenik diyetlerin aniden bırakılması Thrifty genlerini harekete geçirip depolamayı arttırmaya neden olabilir. Ketojenik diyetlerde dikkat edilmesi gereken nokta aşamalı olarak karbonhidrat oranının arttırılması ile sonlandırılarak vücudun yeni beslenme düzenine adapte edilmesidir. Bu sayede ketojenik diyet ile kaybedilen kilolar korunmuş olur.

KİMLER UYGULAYABİLİR?

Ketojenik diyetler sağlıklı her insanın uygulayabileceği bir diyettir. Kişinin ihtiyacı olan kalori üzerinden planlanabilir. Adaptasyon süreci başarı ile tamamlandığında ve devam edildiğinde kilo kaybı üzerinde olumlu ve hızlı etkileri olduğu bilinmektedir.

Ketojenik diyetlerin hamileler, emziren anneler, hiperkolestrolomisi ve elektrolit bozukluğu olanlar (özellikle böbrek hastaları )tarafından uygulanması doğru değildir.

Tip 2 Diyabet, İnsülin direnci, Osteoporoz, Pankreatit gibi rahatsızlıkları olan kişilerde ise doktor tavsiyesi ve gerekliyse ilaç, enzim, hormon takviyeleriyle uygulanabilir.

Özellikle Tip 2 Diyabet , insülin direnci ve metabolik sendrom gibi durumlarda kilo kaybının tedavideki olumlu rolü düşünüldüğünde ketojenik diyetlerin fayda sağlayacağı görüşü yaygındır ve bu konuda çalışmalar devam etmektedir.

Tip 1 diyabette kontrol altına alınamayan şeker dengesi ketoasidoz gibi patolojik bir sonuç doğurabilir. Bu nedenle Tip 1 Diyabetli kişiler ketojenik diyet düşünüyor iseler mutlaka doktorlarına danışmalı ve gerekli ilaç hormon tedavileri düzenlenmelidir .

Ek bilgi

Kalori Grubu

1100 Kalori, 1500 Kalori, 1900 Kalori

Öğün

3 ANA ÖĞÜN

Kaç Gün

10, 30, 60

Haftasonu Teslimat?

Haftasonu Teslimat Yapılsın, Haftasonu Teslimat Yapılmasın

Teslimat Saati

06:00-07:30, 07:30-09:00

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

“Ketojenik” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir